Delil Toplama: Hangi Yol Mahkemede Ayakta Kalıyor?
Buraya gelen okuyucunun sorusu genelde “delil toplama nasıl yapılır” oluyor. Oysa dosyayı kaybettiren şey delilin azlığı değil, çoğu zaman elde edilme biçimi.
O yüzden sırayı tersten kuruyoruz: önce hangi delilin mahkemede ayakta kaldığını, sonra o delile hangi yolla ulaşıldığını yazıyoruz. Delil toplama çalışmasının değeri bu ikinci soruda ortaya çıkıyor.
İçindekiler


Hukuka Aykırı Delil Neden Hiçbir İşe Yaramıyor?
Cevap üç metinde yazılı ve üçü de aynı yöne bakıyor.
Anayasa. Metnin 38. maddesi son fıkrası, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini söylüyor. Kural, en üst metinde yazılı.
Hukuk yargılaması. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesi ikinci fıkrası daha da net konuşuyor: hukuka aykırı biçimde elde edilen deliller mahkeme tarafından dikkate alınamıyor.
Ceza yargılaması. Ceza Muhakemesi Kanunu iki yerden aynı şeyi yazıyor. 206. madde kanuna aykırı elde edilen delilin ortaya konulmasının reddedileceğini, 217. madde de suçun yalnızca hukuka uygun biçimde elde edilmiş delillerle ispat edilebileceğini söylüyor.
Sonuç pratikte şu: kuralı çiğneyen bir delil toplama çalışması tartışmaya hiç girmiyor, tartışmanın dışında kalıyor. Haftalarca çalışılmış bir dosya tek bir yöntem hatasıyla kullanılamaz hâle gelebiliyor.
Yanlış Yöntemin İkinci Bedeli Nedir?
Yanlış yöntemin bedeli anlatılırken çoğu kişi tek bir kayıptan söz ediyor: delil gider. Oysa ikinci bir kayıp daha var ve ondan pek söz edilmiyor.
Alman Federal Mahkemesi’nin 2013 tarihli bir kararı bunu çok net gösteriyor. Nafakanın değiştirilmesi istemiyle açılan bir dosyada taraf, eski eşinin takibi ve delil toplama işi için bir büro tutuyor. Büro, kadının aracına habersiz bir konum vericisi koyup ayrıntılı bir hareket profili çıkarıyor ve aradığı olguyu da buluyor.
Mahkeme masrafın karşı taraftan tahsilini reddediyor. Gerekçe şu: aranan olgu noktasal gözlemle de tespit edilebilirdi; konum vericisiyle çıkarılan profil ise kişilik hakkına ölçüsüzce dokunuyor. Araştırma sonuç vermiş olsa bile bedeli tutan taraf üstlenip kalıyor.
Ders çift taraflı. Yanlış yöntem hem delili götürüyor hem ödediğiniz parayı karşı tarafa yıkma imkânını. Yöntem seçilirken sorulacak ilk soru da bu yüzden “bu bilgiye en az müdahaleyle nasıl ulaşılır” oluyor.
Mahkemenin Tanıdığı Delil Türleri Hangileri?
Usul kanunu delil araçlarını tek tek sayıyor ve delil toplama çalışması bu listeye göre kuruluyor. Aşağıdaki liste, dosyalarımızda gerçekten karşılaştığımız delil türleri.
- Belge. Sözleşme, tapu kaydı, sicil çıktısı, resmî yazı, banka dekontu. Kesin delil sayılanların çoğu bu başlıkta duruyor.
- Tanık. Olayı gören kişinin mahkemede beyanı. Tanığın kim olduğunu bulmak ayrı bir iş; beyanı almak mahkemenin işi.
- Bilirkişi ve uzman görüşü. Teknik bir konunun değerlendirilmesi. Bilirkişiyi mahkeme atıyor; tarafın kendi getirdiği görüş usul kanununda ayrı bir yerde duruyor.
- Keşif. Hâkimin ya da görevlendirdiği kişinin yeri görmesi.
- İkrar, yemin, kesin hüküm. Tarafın kabulü ve önceki kararın bağlayıcılığı; bunlar hâkimin takdirine bırakılmıyor.
- Fotoğraf, video, ses kaydı. Takdiri delil sayılıyor; ağırlığını hâkim belirliyor.
Listenin sonundaki kalem en kırılgan olanı. Görüntü ve ses, yanında nasıl elde edildiği yazılmadığında ilk itirazda düşüyor.


Dedektif Raporu Dosyaya Nasıl Giriyor?
Müvekkillerin delil toplama talebiyle taşıdığı sık bir beklenti var: rapor mahkemeye verilir ve hüküm ona göre kurulur. İşleyiş böyle değil.
Dedektif raporu, kanunda sayılan delil araçlarından biri değil. Dosyaya iki yoldan giriyor: yazılı bir belge olarak sunuluyor ya da tespiti yapan kişi tanık olarak dinleniyor. Hangi olgunun ispatı için sunulduğunu avukatınız yazıyor.
Teknik bir değerlendirme gerekiyorsa sıra bilirkişide. Bilirkişiyi mahkeme atıyor; tarafın kendi getirdiği görüş usul kanununda ayrı bir başlıkta duruyor ve bilirkişi raporunun yerini almıyor. Elinizdeki metin bilirkişi raporu sayılmadığı gibi hukuki mütalaa da değildir.
Bu ayrımı yazmamızın sebebi var: “bilirkişiyiz” ya da “raporumuz resmîdir” diyen bir büro, müvekkile daha ilk cümlede olmayan bir şey satıyor.
Delil Toplama Yöntemlerimiz Neler?
Geriye ne kalıyor sorusu haklı. Yasal delil toplama alanı sanıldığından geniş ve altı başlıkta toplanıyor.
- Kamuya açık yerde gözlem. Sokak, otopark, lokanta girişi, iş yeri önü. Konutun içine dönük hiçbir çekim yapılmıyor.
- Açık kaynak taraması. Resmî gazete duyuruları, ticaret sicili, icra ile tapu ilanları, meslek odası kayıtları, mahkeme ilanları ve herkese açık paylaşımlar.
- Adres ve ikamet doğrulaması. Kayıttan çıkan adresin sahada karşılığı var mı, kim oturuyor, ne zamandan beri.
- Rızası olan kişiyle görüşme. Konuşmak isteyen komşu, esnaf ya da eski çalışan. Kimse konuşmaya zorlanmıyor, kimliğimiz saklanmıyor.
- Belge derlemesi. Müvekkilin kendi elindeki ya da kurumdan usulüne göre istenebilecek evrakın tek dosyada toplanması.
- Dinleme düzeneği araması. Yerleştirmenin tersi: odada ya da araçta cihaz var mı diye bakmak.
Altısının ortak özelliği şu: hiçbiri kapalı bir sisteme girmiyor ve hiçbiri kimsenin konutuna dönmüyor. Nasıl çalıştığımızın tamamını nasıl çalışıyoruz sayfasında topladık; geri çevirdiğimiz talep tipleri ise etik ve yasal başlığında yazdık.
Kullanmadığımız 9 Yöntem ve Karşılığındaki Madde
Her kalemin yanında hangi maddeye girdiğini yazıyoruz, çünkü bir delil toplama yöntemi için “yasal değil” demek yeterince açık değil.
- Gizli ses kaydı. Kişiler arasındaki konuşmayı taraf olmadan dinlemek ya da kaydetmek ceza kanununun 133. maddesinde suç. Özel hayatın gizliliğini ihlal ise 134. maddede bir ilâ üç yıl hapisle karşılanıyor; görüntü veya ses kaydıyla işlendiğinde ceza bir kat artıyor.
- Konuta ya da bahçeye dönük kamera. Aynı maddenin kapsamında. Kamuya açık yerde çekilen görüntüyle konutun içine bakan görüntü aynı şey değil.
- Telefon dinleme ve mesaj okuma. Haberleşmenin gizliliğini ihlal 132. maddede düzenlenmiş. Dinleme kararı yalnızca soruşturma mercilerinden çıkıyor.
- Arama kayıtları ve baz istasyonu verisi. Operatör kaydına erişim mahkeme kararına bağlı; bir büroya açık değil.
- Banka hesap hareketi ve mal varlığı dökümü. Bunun yolu da mahkemeden geçiyor. Hizmet olarak sunan yapıya hangi karara dayandığını sorun.
- Hesaba ya da cihaza izinsiz erişim. Bilişim sistemine girme 243. maddede, verileri hukuka aykırı ele geçirme 136. maddede ayrı suç.
- Araca gizli konum vericisi. Yasak olmasının ötesinde bir sakıncası var: aşağıda anlattığımız gibi, masrafı da kaybettiriyor.
- Parmak izi, olay yeri incelemesi, el yazısı ve DNA karşılaştırması. Dördü de adli mercilerin ve bilirkişinin alanı. Bu işleri yaptığını yazan bir büro yetkisini aşıyor.
- İçeriden kayıt sızdırtmak. Nüfus, banka, sağlık yahut telekom — hangisi olursa. Veriyi verenle alan aynı maddede buluşuyor.
Liste müvekkil ısrarıyla esnemiyor. Sebebi ikili: bu yolla gelen materyal dosyaya giremiyor ve yöntemden haberi olan sipariş sahibi de sorumluluğa ortak oluyor. Ceza maddelerinin tamamı Türk Ceza Kanunu metninde açık.
Verisi izinsiz işlenen kişinin başvuracağı yeri Kişisel Verileri Koruma Kurumu yürütüyor; o kapı bize kapalı, ilgilinin kendisine açık.
Eş Takibi Dosyasında Çizgi Nerede?
Eş takibi, delil toplama talepleri arasında en çok geleni ve yanlış beklenti de en çok burada birikiyor. Çizgiyi mekân belirliyor.
Kamuya açık yerde ne olduğu gözlenebiliyor: kim kiminle buluşuyor, hangi adrese giriyor, geceyi nerede geçiriyor. Konutun içi, aracın içi, telefonu ve yazışmaları ise kapalı alan; oraya dönük hiçbir çalışma yapmıyoruz.
Aile dosyasındaki delil toplama karşılığını boşanma ve velayet sayfası, sahada nasıl yürüdüğünü eş takibi başlığı anlatıyor. İki ülke arasında fark var: Almanya’da ceza sınırı da masraf tahsili de ayrı işliyor ve bunu aldatma şüphesi sayfasına yazdık.
Velayet Dosyasında Neye Bakılıyor?
Velayet dosyasındaki delil toplama ölçütü tek: çocuğun yararı. O yüzden aldatma bulgusu velayete doğrudan etki etmiyor ve müvekkile bunu baştan söylüyoruz.
Velayet dosyasında delil toplama yalnızca somut ve gözlenebilir şeylere bakıyor: çocuğun teslim ve alım saatleri tutuyor mu, beyan edilen adreste fiilen oturuluyor mu, okul ve sağlık rutini aksıyor mu.
Bakılmayan şeyler de var. Ebeveynin sağlık durumu, inancı, siyasi eğilimi ve özel ilişkileri kapsamın dışında. Çocukla hiçbir şekilde temas kurulmuyor, çocuk gözlem nesnesi yapılmıyor.
Çocuğun güvenliğinden endişe ediliyorsa dosya bizde açılmıyor; başvuru kolluğa ve sosyal hizmetlere gidiyor.
Şirket Dosyasında Hangi Belge Açık?
Ticari dosyalarda delil toplama çalışmasının gövdesini kamuya açık kayıtlar taşıyor ve bu kayıtlar sanıldığından zengin.
Ticaret sicili, sicil gazetesi duyuruları, icra ve tapu ilanları, oda kayıtları, marka ile patent sicilleri, kamu ihale duyuruları, mahkeme ilanları. Bunların üstüne adreste fiilen faaliyet var mı sorusunun saha cevabı biniyor.
Kapalı olan taraf da net: şirketin hesap hareketleri, iç yazışmaları ve ticari sırrı. Rakip istihbaratı talebi kapımızdan geçmiyor, çünkü böyle bir işin sonucu siparişi veren şirketin de kapısını çalıyor.
Çalışanla ilgili incelemede yalnızca iş akdine dokunan olguya bakılıyor. Sağlık durumu, inanç, siyasal görüş ve sendikalı olup olmama kapsamın tamamen dışında.
Alacak Dosyasında Delil Ne Anlama Geliyor?
Alacak dosyalarında delil toplama adı altında aranan şey çoğu zaman bir adres. Elinde ilam olan tarafın tebligat yapacak yeri yoksa dosya olduğu yerde duruyor.
İkinci sırada malın nerede olduğu geliyor. Burada da ayrım aynı: kamuya açık sicilde görünen kayıt bizim işimiz, banka dökümü mahkemenin. Ayrıntısını borçlu tespiti ve mal varlığı araştırması sayfasına yazdık.
Haciz ve tebligat yetkisi icra dairesinde duruyor; satış da öyle. Yürüttüğümüz delil toplama çalışması o yetkinin yerine geçmiyor, önünü açıyor.
Almanya’nın Delil Rejimi Nerede Ayrılıyor?
Almanya’daki Türk müvekkiller iki ülkenin delil toplama düzenini aynı sanıp yanılıyor. Benzerlik de var, ayrım da.
Oradaki usul kanunu delil araçlarını beş başlıkta sayıyor: hâkimin yeri görmesi, tanık, bilirkişi, belge ve tarafın dinlenmesi. Dedektif raporu bu beşin içinde değil; Türkiye’de olduğu gibi belge ya da tanık beyanı olarak dosyaya giriyor.
Değerlendirme tarafında usul kanununun 286. paragrafı hâkime serbest takdir tanıyor. Ama serbest takdir, hukuka aykırı biçimde elde edilmiş materyali kullanma yetkisi demek değil; gizli ses kaydı orada da kişilik hakkı gerekçesiyle dışarıda kalıyor.
Asıl pratik ayrım masrafta. Usul kanununun 91. paragrafı yargılama giderlerini düzenliyor ve araştırma masrafı belirli koşullarla bu kaleme girebiliyor. Türkiye tarafında böyle yerleşik bir uygulama yok. Ülke karşılaştırmasının tamamını Almanya’da özel dedektif ve Türkiye’de özel dedektif sayfalarında açtık.
Delil Toplama Süreci Kaç Adımdan Geçiyor?
Süreç altı adımdan oluşuyor; ilk ikisi atlanınca kalan dördü boşa gidiyor. Açtığımız her delil toplama dosyasında sıra da hiç değişmiyor.
- Olgunun yazıya dökülmesi. Neyi ispat etmeniz gerekiyor? “Aldattığını öğrenmek” bir olgu değil; “şu tarihte şu adreste geceyi geçirdiği” olgudur. Bir delil toplama işi bu cümleyle başlıyor.
- Hukuka uygunluk süzgeci. O olguya yasal bir yolla ulaşılabilir mi? Cevap hayırsa dosya açılmıyor ve nedeni yazılı veriliyor.
- En az müdahale ilkesi. Aynı olgu daha az müdahaleyle tespit edilebiliyorsa o yol seçiliyor. Bunun etik bir tercihten öte sonucu var: masraf tahsili tartışmasında da belirleyici oluyor.
- Kapsam yazısı. Hangi yöntem, kaç gün, hangi şehir, hangi bilgi hedefleniyor — hepsi imzadan önce kâğıda geçiyor.
- Saha ve kayıt. Her tespitin yanına yöntemi ve kaynağı yazılıyor. Sonradan eklenen bir açıklama dosyayı güçlendirmiyor, zayıflatıyor.
- Teslim ve devir. Dosya avukatınıza gidiyor. Delil toplama çalışması orada bitiyor; sunum ve hukuki değerlendirme onun işi.
Elinizdeki Materyali Ne Yapmalısınız?
Müvekkillerin çoğu elinde bir şeyle geliyor: bir ekran görüntüsü, bir fotoğraf, bir ses dosyası. Beş kural bu noktada işe yarıyor.
- Silmeyin. Elinizdeki materyal kullanılamaz olsa bile silinmesi ayrı bir tartışma doğurabiliyor. Olduğu gibi durmasına izin verin.
- Çoğaltıp dağıtmayın. Bir görüntüyü üçüncü kişilere göndermek, onu elde etmekten ayrı bir suç oluşturabiliyor.
- Tarih ve yer notu alın. Materyalin nerede ve ne zaman elde edildiği sonradan hatırlanmıyor; bugün yazılan iki satır sonra çok değerli oluyor.
- Önce avukatınıza gösterin. Kullanılabilirlik kararı bizde değil onda. Biz yalnızca nasıl elde edildiğini kayda geçiriyoruz.
- Karşı tarafa göstermeyin. Elinizde bir şey olduğunu bilen taraf davranışını değiştiriyor ve dosyanın kalanını zorlaştırıyor.
Bu beş maddenin hiçbiri delil toplama hizmeti gerektirmiyor; beşi de bugün yapabileceğiniz şeyler.
Rapor Neleri Taşıyor?
Raporun işe yaraması, içindeki bilginin çokluğundan değil altı kalemin eksiksiz olmasından geliyor.
- Olgu. Ne görüldü, nerede, hangi gün ve saatte.
- Yöntem. O bilginin hangi yolla elde edildiği. Bu satır boşsa karşı taraf ilk itirazı oraya yapıyor.
- Kaynak. Açık kayıt mı, sahada mı görüldü, kim doğruladı.
- Elenen ihtimaller. Bakılıp sonuç vermeyen adresler ve saatler.
- Ham materyal. Fotoğraf ve videonun sıkıştırılmamış hâli; sıkıştırma çekim saatini ve konum verisini silebiliyor.
- İmza ve tarih. Raporu kimin düzenlediği ve ne zaman kapandığı.
Bulunamama da rapora giriyor. Sonuçsuz geçen saatleri gizleyen metin, hiç yapılmamış işi yapılmış gibi okutuyor.

Hangi İş Kolluğa ya da Bilirkişiye Ait?
Aşağıdaki tablo, sık gelen delil toplama taleplerini yetkili merciyle eşleştiriyor. Sağ kolon bizim gerçekten yapabildiğimizi gösteriyor; birkaç satırda o kolon boş.
| Talep | Yetkili merci | Bizim yapabildiğimiz |
|---|---|---|
| Telefon dinleme, mesaj içeriği, HTS kaydı | Cumhuriyet savcılığı ve mahkeme | Hiçbir şey; talebi avukatınıza yönlendiriyoruz |
| Banka hesap hareketi, mal varlığı dökümü | Mahkeme; icra dosyasında icra müdürlüğü | Kamuya açık sicil ve ilan taraması |
| Parmak izi, DNA, olay yeri incelemesi | Kolluk ve adli tıp | Yok; dosya kolluğa gidiyor |
| El yazısı ve imza incelemesi | Mahkemenin atadığı bilirkişi | Karşılaştırmaya esas belgenin bulunması |
| Suç şüphesi, fail tespiti | Savcılık ve kolluk | Yok; şikâyet yolunu anlatıyoruz |
| Kişisel verinin izinsiz işlenmesi | Veri koruma kurumu ve mahkeme | Yok; başvuru hakkı ilgilinin kendisinde |
| Bir kişinin nerede oturduğu, kiminle görüldüğü | Sivil araştırma alanı | Kamuya açık yerde gözlem ve açık kaynak |
Tablo bir menü değil. Yetki kimdeyse kapı orada ve o kapıya gitmeden toplanan materyal çoğu zaman elde kalıyor.
Bedel Neye Göre Çıkıyor?
Burada rakam vermiyoruz. Hangi kalemin ne kadar tuttuğunu özel dedektif ücretleri başlığında güncel tutuyoruz.
Bedeli dört kalem belirliyor: saha çalışması kaç gün sürecek, ekip kaç kişiden oluşacak, mesai normal saatlerin dışına taşacak mı, kaç şehir veya ülke kapsanacak.
Ön değerlendirme ücretsiz. Teklif imzalı metne giriyor ve dosya kapandıktan sonra hesaba yeni kalem eklenmiyor. Sonuç alınamayan dosyada yapılan iş de raporlanıyor. Ticari şartların tamamı şartlar ve koşullar sayfasında.
Bir delil toplama işi için garanti sözü vermiyoruz. Taahhüdümüz farklı: hangi yöntemin kullanıldığı ve çalışmanın nerede durduğu yazılı olarak elinizde oluyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Özel dedektifin topladığı delil mahkemede geçerli mi?
Yöntemine bağlı. Hukuk yargılamasında usul kanunu açık konuşuyor: hukuka aykırı bir yoldan gelen delili mahkeme hiç değerlendirmeye almıyor. Anayasa da kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil sayılamayacağını yazıyor. Yani soru “dedektif mi topladı” değil; “hangi yolla topladı”.
Gizli ses kaydı yaptırabilir miyim?
Bizden yaptıramazsınız. Taraf olmadığınız bir konuşmayı kaydetmek ceza kanununda suç; özel hayatın gizliliğini kayıtla ihlal etmek de cezayı ağırlaştıran hâl. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, özel hayatın gizliliğini ihlal eden ses kaydının delil olarak kullanılamayacağına karar verdi. Kendi konuşmanızı kaydetmenin durumu tartışmalı ve dosyaya göre değişiyor; bunu avukatınızla konuşun.
Dedektif raporu tek başına dava kazandırır mı?
Kazandırmıyor. Rapor bir delil listesi değil, bir tespit metni. Raporun hangi vakıayı ispat için sunulduğunu avukatınız belirtiyor, mahkeme de dosyadaki öteki delillerle bir arada tartıyor. Tek başına hüküm doğuran bir belge kimsede yok.
Rapor hangi sıfatla dosyaya giriyor?
İki yol var. Rapor yazılı bir belge olarak sunuluyor ya da tespiti yapan kişi tanık olarak dinleniyor. Oradaki usulde de durum aynı: rapor kanunda sayılan delil araçlarından biri değil, tanık beyanı veya belge üzerinden dosyaya giriyor.
Aldatma delili velayeti etkiler mi?
Doğrudan etkilemiyor. Velayette ölçüt çocuğun yararı; eşin sadakati ayrı bir başlık. İkisini aynı dosyada birleştirmek isteyen müvekkile bunu baştan söylüyoruz, çünkü yanlış beklenti sonradan hayal kırıklığı üretiyor.
Delil toplama işini siz mi yapıyorsunuz, avukat mı?
İş bölümü net. Olgunun sahada tespiti bizde; o olgunun hangi hukuki sonuca bağlandığı, nasıl sunulduğu ve hangi maddeye dayandırıldığı avukatınızda. Avukatlık yapmıyoruz, hukuki mütalaa vermiyoruz.
Yanlış yöntemle toplanan delil sadece reddedilir mi?
Hayır, iki ayrı kayıp doğuyor. Bir yandan delil dosyadan düşüyor, öte yandan yöntem suç teşkil ediyorsa sipariş veren sorumluluğun içine giriyor. Alman Federal Mahkemesi bir kararında, araca gizli konum vericisi konarak yapılan takibin kişilik hakkına ölçüsüzce dokunduğunu belirtti; araştırma sonuç verdiği hâlde masrafın karşı taraftan tahsilini reddetti.
Araştırma masrafını karşı tarafa yükleyebilir miyim?
Almanya’da bu mümkün olabiliyor ama üç koşulla: araştırma somut bir şüpheye dayanarak gerekli olmuş olacak, masraf uyuşmazlığın önemiyle oranlı kalacak ve aynı olgu daha basit ya da daha ucuz bir yolla tespit edilemeyecek olacak. Türkiye tarafında bu kalem yargılama gideri olarak kendiliğinden kabul edilmiyor; talebi avukatınız değerlendirir.
Fotoğrafı ben çektim, kullanabilir miyim?
Nerede çektiğiniz belirleyici. Kamuya açık bir yerde çekilen görüntü ile konutun içine dönük görüntü aynı kefede değil. Elinizdeki materyali silmeden avukatınıza gösterin; kullanılabilir olup olmadığına o karar verir.
Delil türleri arasında en güçlüsü hangisi?
Tek bir sıralama yok, ama pratikte belge ile kayıtlı olgu en az itirazla karşılaşıyor. Fotoğraf ve video ise yanında yöntem satırı olmadığında en kolay çürütülen kalem. Güç, delilin türünden çok nasıl elde edildiğinden geliyor.
Hangi dosyaları hiç almıyorsunuz?
Yöntemi suç olan her talebi. Bunun yanında suç soruşturması, fail tespiti, olay yeri incelemesi ve on sekiz yaşından küçüklerle ilgili dosyalar bizde açılmıyor; bunların adresi kolluk ve ilgili kurum.
Yöntemi Dosya Konuşulmadan Seçmiyoruz
İlk görüşmede üç şey soruyoruz: hangi olguyu ispat etmeniz gerekiyor, elinizde ne var, dosyanız hangi ülkede yürüyor. Üçü netleşmeden yöntem seçilmiyor.
Karşılığında aynı görüşmede şunu öğreniyorsunuz: aradığınız olgu hukuka uygun bir yolla tespit edilebilir mi, edilemezse hangi merciye gidilmesi gerekiyor. İletişim sayfasındaki kanalların hepsi açık ve bu konuşmadan bedel alınmıyor.
Yöntemi suç olan bir talebi geri çeviriyor, gerekçesini yazılı veriyoruz. Öteki iş başlıklarımızı hizmetler sayfasında, belge ve sertifikalarımızı sertifikalarımız sayfasında bulabilirsiniz.
Son güncelleme: 11/10/2026
