Dedektiflikte Tüketicinin Korunması
Bu sayfa haklarınızı anlatıyor, bizim şartlarımızı değil. Sözleşme metninin kendisi şartlar ve koşullar sayfasında duruyor; burada yazan şey, o sözleşmeye rağmen size kanunla verilmiş olan haklar ve bunları nerede kullanacağınız. Dedektiflikte tüketicinin korunması sözleşmeden ayrı duruyor ve emredici olduğu ölçüde ona üstün geliyor.
Dedektiflik hizmetinde tüketicinin korunması iki ayrı rejimde yürüyor. Türkiye tarafında dayanak 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun; Almanya tarafında Alman Medeni Kanunu’nun tüketici sözleşmelerine ilişkin hükümleri. Hangi büroyla sözleşme kurduğunuz hangi rejimin uygulanacağını belirliyor.
Avukat değiliz ve burada yazanlar hukuki danışmanlık değil. Somut bir uyuşmazlıkta kendi dosyanızı bir avukata göstermenizi öneriyoruz; aşağıdaki bilgiler yalnızca yönünüzü bulmanız için. Genel çerçeveyi de, tüketicinin korunması başlığı altında, bu amaçla yazdık.
Bir hakkı kullanmak için önce o hakkın var olduğunu bilmek gerekiyor. Sayfayı da bu yüzden kendi lehimize değil, okuyanın lehine yazdık; içindeki birkaç madde doğrudan bize karşı kullanılabilir.
İçindekiler

Tüketici Sıfatıyla Hareket Ediyor musunuz?
Soru her şeyin başı, çünkü tüketicinin korunması yalnızca tüketici sıfatıyla kurulan sözleşmelerde işliyor. 6502 sayılı kanun tüketiciyi “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlıyor.
Tanımın iki ayrıntısı atlanıyor. Birincisi, tüzel kişiler de tüketici olabiliyor; belirleyici olan kişinin şirket olup olmaması değil, işlemin amacı. İkincisi, ölçüt “kişisel ya da ailevi ihtiyaç” değil “ticari veya mesleki amaç taşımaması”.
- Tüketici sayılan dosyalar: boşanma, velayet, nafaka, miras, kayıp kişi, evlilik öncesi araştırma, kendi alacağınızın takibi — kişisel bir hakkı korumak için açılan işler.
- Tüketici sayılmayan dosyalar: şirketinizin çalışan suistimali araştırması, ticari ortak doğrulaması, işe alım öncesi kontrol. Bunlar ticari amaçla kurulduğu için tüketici mevzuatının dışında kalıyor; uyuşmazlık genel hükümlere ve ticari dava kurallarına göre çözülüyor.
- Karışık dosyalar: araştırılacak kişi hem iş ortağınız hem eşinizse, sözleşmenin hangi sıfatla kurulduğu baştan yazılıyor. Sonradan tartışma çıkmaması için bunu sözleşmeye geçiriyoruz.
Tüketici sıfatınız varsa aşağıdaki haklar sözleşmeyle ortadan kaldırılamıyor. Sözleşmede aksini yazan bir madde bulunsa bile o madde geçersiz sayılıyor; sebebini birkaç başlık aşağıda açıkladık.
Cayma Hakkı Hangi Sözleşmede Var, Hangisinde Yok?
Cevap tek bir süreye indirgenemiyor.
Burası, hakkında en çok yanlış bilgi dolaşan başlık. “Her hizmette on dört gün cayma hakkı vardır” cümlesi doğru değil. Cayma hakkı, yani tüketicinin korunması araçlarının en bilineni, sözleşmenin nasıl kurulduğuna bağlı.
| Sözleşme nasıl kuruldu | Cayma hakkı | Açıklama |
|---|---|---|
| Ofiste yüz yüze imzalanan sözleşme | Kanundan doğan cayma hakkı yok | Sözleşmenin kendi fesih maddeleri geçerli; başlamamış işte bedel iade ediliyor |
| Telefon, e-posta ya da form üzerinden kurulan sözleşme | On dört gün cayma hakkı var | Mesafeli sözleşme sayılıyor; süre, sözleşme kurulduğu anda işlemeye başlıyor |
| İşyeri dışında, örneğin evinizde imzalanan sözleşme | On dört gün cayma hakkı var | İşyeri dışında kurulan sözleşme rejimi uygulanıyor |
| Uzaktan kurulmuş ama açık onayınızla başlamış iş | Cayma hakkı kullanılamıyor | Yönetmelik bunu açık istisna sayıyor; onay yazılı alınıyor |
| Cayma hakkı konusunda size hiç bilgi verilmemişse | On dört günlük süre işlemiyor | Süre, bilgilendirme usulünce yapıldığı gün başlıyor |
Dördüncü satır pratikte en sık karşılaşılan durum. Dosya acele ise müvekkil çalışmanın hemen başlamasını istiyor; o anda cayma süresinin dolmasını beklemek mümkün olmuyor. Böyle hallerde iki beyanı yazılı alıyoruz: süre dolmadan işe başlanmasına onay verdiğinizi, bir de iş bittiğinde caymanın artık mümkün olmayacağını bildiğinizi.
Erken başlanmış bir işten caydığınızda, o noktaya dek görülen işin orantılı karşılığını ödüyorsunuz; faturanın tamamını değil. Almanya tarafında bunun adı Wertersatz. Bildirim için matbu bir form istemiyoruz; iletişim sayfasındaki adreslerin herhangi birine yazılı bildirim yeterli.
Haksız Şart Nedir, Sözleşmede Ne Oluyor?
Kısa cevap: o madde düşer.
Haksız şart, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan ve dengeyi tüketici aleyhine bozan hükümdür. 6502 sayılı kanunun beşinci maddesi bunun sonucunu çok açık yazıyor: böyle bir şart kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin kalan kısmı ayakta kalıyor, yalnızca o madde düşüyor.
İki ayrıntı tüketicinin lehine işliyor. Önce hazırlanmış standart bir sözleşmede yer aldığı için içeriğine etki edemediğiniz bir şart, müzakere edilmemiş sayılıyor. Ve o şartın müzakere edildiğini ispat yükü sizde değil, hizmeti verende.
Kuralın bu sayfa için somut bir karşılığı var. Sayfanın eski halinde şöyle bir madde duruyordu: “Şirketimiz, yasaların izin verdiği ölçüde hizmetlerin kullanımından doğabilecek zararlardan sorumlu tutulamaz.” Bu tür bir toptan sorumsuzluk kaydı, tüketici sözleşmesinde zaten geçersiz. Metinden çıkardık; durması hem yanıltıcı hem işlevsizdi.
- Toptan sorumsuzluk kayıtları
- Tüketicinin kanundan doğan haklarını ortadan kaldıran hükümler
- Tüketiciyi yalnızca belirli bir yerdeki mahkemeye mahkûm eden yetki şartları
- Tek taraflı olarak hizmetin kapsamını ya da bedelini değiştirme yetkisi tanıyan maddeler
- Cayma hakkını baştan yok sayan ifadeler
- Tüketiciyi, kanunda öngörülmeyen bir süre içinde şikâyet etmeye zorlayan hak düşürücü kayıtlar
- İspat yükünü tümüyle tüketiciye yıkan hükümler
Sözleşmemizde bu başlıklardan biri varsa ona dayanmıyoruz; zaten dayanamıyoruz, çünkü tüketicinin korunması kuralları buna izin vermiyor. Sorumluluğumuzu nasıl sınırlandırdığımızı ve nerede sınırlandıramadığımızı şartlar ve koşulların dokuzuncu maddesinde yazdık.
Tüketici olarak hareket ettiğiniz sürece, oturduğunuz yerdeki mahkemeye gitme hakkınız sözleşmeyle daraltılamıyor. Sözleşmede “yalnızca Berlin mahkemeleri yetkilidir” yazsa bile bu hak ayakta kalıyor.
Haksız şart denetimi yalnızca bizim sözleşmemiz için değil, çalışmayı düşündüğünüz her büro için geçerli. Teklif aldığınız metinde yukarıdaki yedi başlıktan birini görürseniz, o maddenin sizin için bağlayıcı olmadığını bilerek okuyun.
Tüketicinin korunması tarafında asıl soru şu olmalı: bu sözleşme bir uyuşmazlıkta beni nereye götürüyor? Cevabı aşağıdaki başlıkta, merci merci yazdık.
Şikâyetiniz Varsa Hangi Mercie Gidiyorsunuz?
Sıra her zaman aynı: önce bize, sonra idari merciye, en son mahkemeye. İlk iki adım ücretsiz ve avukat zorunluluğu yok; tüketicinin korunması sistemi bu iki basamağı bilerek harçsız tutuyor.
Tüketici Hakem Heyeti Başvurusu Nasıl Yapılıyor?
Türkiye’de tüketici uyuşmazlıklarının büyük bölümü tüketici hakem heyetinde çözülüyor. Başvuru sizin için ücretsiz. Üç yol var, bir de gözden kaçırılmaması gereken bir süre:
- e-Devlet üzerinden: Tüketici Bilgi Sistemi üzerinden elektronik başvuru. En hızlı yol bu.
- Elden: yetkili hakem heyetine bizzat başvuru.
- Posta ile: yazılı başvurunun gönderilmesi. Sözlü başvuru kabul edilmiyor; talebinizi, istediğiniz tutarı ve dayanak belgeleri yazmanız gerekiyor.
- Zamanaşımı: başvurunuzu geciktirmeyin. Alacak ve hizmet ayıbına ilişkin sürelerin işlemesi, siz beklerken de devam ediyor; süre dolduktan sonra haklı olmanız sonucu değiştirmiyor.
Yetkili heyet, sizin yerleşim yerinizdeki ya da işlemin yapıldığı yerdeki heyet. Heyet en çok altı ay içinde karar veriyor; dosya karmaşıksa bu süre üç ay daha uzatılabiliyor. Karar iki tarafı da bağlıyor; tüketicinin korunması bakımından heyetin en güçlü yanı da bu.
Karara katılmazsanız tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edebiliyorsunuz. İtiraz başvurusu icrayı kendiliğinden durdurmuyor; durdurulmasını ayrıca talep etmek gerekiyor. Mahkemenin itiraz üzerine verdiği karar kesin.
Tüketici Mahkemesi Hangi Durumda Yetkili?
Ayrım parasal sınırla yapılıyor ve bu sınır her yıl yeniden değerlemeyle yukarı çekiliyor. Sınır, iki bin yirmi altı yılı için 186.000 TL; bir önceki yıl 149.000 TL idi.
- 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklar: tüketici hakem heyetine başvurmak zorunlu. Doğrudan mahkemeye gidilirse dosya usulden reddedilebiliyor.
- 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar: doğrudan tüketici mahkemesine dava açılıyor.
- Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde: asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla bakıyor.
Rakamı buraya yazdık ama her yıl değiştiği için başvuru öncesinde Ticaret Bakanlığı’nın güncel duyurusundan teyit etmenizi öneriyoruz. Bizim dosyalarımızda tutar genelde bu sınırın altında kalıyor; yani yolunuz çoğunlukla hakem heyeti oluyor.
Almanya Tarafındaki Yol
Berlin’deki büroyla sözleşme kurduysanız Alman hukuku uygulanıyor. Tüketici olarak hareket ediyorsanız oturduğunuz yerdeki mahkemeye gitme hakkınız var; sözleşme bunu kısaltamıyor.
Mahkeme dışı tahkim kurulu (Verbraucherschlichtungsstelle) konusundaki durumumuzu açıkça yazıyoruz: tüketici uyuşmazlıklarının çözümü kanununun otuz altıncı maddesi, bir önceki yılın son gününde on veya daha az kişi çalıştıran işletmeleri bilgilendirme yükümlülüğünden muaf tutuyor. Muafiyet kapsamındayız; bir tahkim kuruluna katılma yükümlülüğümüz yok ve katılmıyoruz. Bunu saklamak yerine yazıyoruz ki beklentiniz boşa çıkmasın.
Katılmamamız mahkeme yolunu kapatmıyor. Alman tüketici hukukunun verdiği haklar aynen duruyor; yalnızca mahkeme dışı tahkim seçeneği bizim için devrede değil. Alman tarafındaki tüketicinin korunması araçları yine açık.
Avrupa Birliği ODR Platformu Kapandı
Yıllarca Avrupa’daki web sitelerinde bir bağlantı duruyordu: Avrupa Komisyonu’nun çevrimiçi uyuşmazlık çözüm platformu. O platform 20 Temmuz 2025 tarihinde kapatıldı; dayanağı olan tüzük, 2024/3228 sayılı tüzükle yürürlükten kaldırıldı.
Kapanmanın sebebi ilginç: işletmeler platforma gelen şikâyetlerin yalnızca yüzde ikisine cevap veriyordu, dolayısıyla süreç çoğu dosyada hiç başlamıyordu.
- Platform artık çalışmıyor; oraya yapılan başvuru hiçbir yere ulaşmıyor
- İşletmelerin sitelerindeki ODR bağlantısını kaldırması gerekiyordu; duran bağlantı tüketiciyi yanıltıcı sayılıyor
- Bizim sitemizde böyle bir bağlantı hiç bulunmadı, dolayısıyla kaldıracağımız bir şey de yoktu
- Mahkeme dışı çözüm seçenekleri ülke bazında devam ediyor; kapanan şey Birlik düzeyindeki tek merkezli platform
Bu başlığı buraya koymamızın sebebi şu: başka bir dedektiflik sitesinde hâlâ o bağlantıyı görürseniz, sitenin bir yıldan fazla süredir güncellenmediğini anlayın. Küçük ama işe yarar bir ölçüt; tüketicinin korunması tarafında da anlamlı.
Gizlilik, Şikâyet ve Tüketicinin Korunması Çelişiyor mu?
Burada gerçek bir gerilim var ve başka sektörlerde karşılığı yok. Bir dedektiflik dosyasında şikâyetçi olduğunuzda, şikâyetinizi anlatmak için dosyanın konusunu da anlatmanız gerekiyor. Oysa o dosyanın konusu çoğu zaman sizin en mahrem meseleniz.
Somut bir örnek: eşinizin takibi için verdiğiniz dosyada faturadan şikâyetçi oldunuz. Hakem heyetine başvurduğunuzda sözleşmeyi ve raporu ek yapmanız isteniyor. Söz konusu ekler idari bir dosyaya giriyor.
- Şikâyeti bölmek mümkün. Uyuşmazlık yalnızca bedele ilişkinse sözleşme, teklif ve fatura yeterli oluyor; raporun içeriğini eklemeniz gerekmiyor. Talebinizi “fazla faturalama” olarak sınırlandırmak ekleri de sınırlandırıyor.
- Raporun kendisi tartışma konusuysa içeriği gizlemek mümkün olmuyor. Böyle hallerde mahkeme yolunda duruşmanın kapalı yapılmasını talep etme imkânı var; bunu vekilinizle konuşmanız gerekiyor.
- Bizden belge istemek sizin hakkınız. Sözleşme, teklif, fatura ve yazışma kopyalarını talep ettiğinizde veriyoruz. Şikâyet edeceksiniz diye evrak vermemek, tüketicinin korunması ilkesine de aykırı olurdu.
- Araştırılan kişiye bilgi gitmiyor. Şikâyet süreci yürürken de dosyanın tarafı olan üçüncü kişiye haber vermiyoruz. Şikâyetiniz bizimle sizin arasında kalıyor.
Bu gerilimi çözmenin en kolay yolu, uyuşmazlığı mercie taşımadan bize yazmanız. Bedel kalemine ilişkin itirazların neredeyse tamamı hiçbir ek gerektirmeden kapanıyor; tüketicinin korunması da en hızlı o noktada işliyor.
Ücret ve Ek Masrafta Tüketicinin Korunması
Altı kural, hepsi sözleşmede yazılı.
Fatura aşaması, tüketicinin korunması başlığının en çok konuşulduğu yer:
- Bedel baştan belli olmalı. Birim bedel saat ya da gün üzerinden, kaç kişinin çıkacağı ve tahmini süre teklifte yazıyor. Yazılı teklif gelmeden iş başlamıyor.
- Ek masraf onay olmadan faturaya girmiyor. Yol, konaklama ve ekip artışı önceden yazılı olarak bildiriliyor. Haberiniz olmadan eklenen bir kalem için ödeme yükümlülüğünüz doğmuyor.
- Resmî harçlar ayrı ve makbuzlu. Tapu, sicil, nüfus harçları ile yeminli tercüme karşılığı ilgili kuruma ödeniyor; makbuzu dosyaya konuluyor. Bunlar bizim gelirimiz değil.
- Erken bitişte fazlası faturalanmıyor. İş planlanandan önce kapanırsa yalnızca harcanan süre hesaplanıyor.
- Fatura istemek hakkınız. Hizmet bedeli için usulüne uygun fatura düzenleniyor; kalemlerin dökümünü görmek istediğinizde ayrıntılı dökümü veriyoruz. Fatura verilmemesi ya da tutarın dökümsüz bırakılması tüketicinin korunması bakımından başlı başına bir şikâyet konusu.
- Ödeme yöntemi izlenebilir olmalı. Tahsilat şirket hesabından yürüyor. Kişisel bir hesaba veya kripto adresine yönlendiren bir ödeme talebi, sonradan hak aramanızı neredeyse imkânsız hale getiriyor.
Saatlik aralıkların güncel hali ve kalemlerin dökümü ücretler sayfasında yayımlanıyor. Teklifinizi o sayfadaki tabloyla karşılaştırabilirsiniz; uyuşmayan bir kalem görürseniz sorun.
Şunu da ekleyelim: sonuç alınamadığı için para iadesi yapılmıyor, çünkü sözleşmenin konusu sonuç değil çalışma. Öte yandan baştan sonuçsuz olduğu belli bir işi dosya haline getirmiyoruz. Ön görüşmenin asıl işi bu ayrımı yapmak ve o görüşme ücretsiz; bu da tüketicinin korunması açısından somut bir güvence.
Bu Sayfada Vermediğimiz Sözler
Altısı da eski metinden çıkarıldı.
Sayfanın eski halinde tutamayacağımız ya da hukuken yanlış birkaç söz vardı. Bunları sessizce silmek yerine burada yazıyoruz; bir tüketicinin korunması sayfasının asıl işi de bu olsa gerek.
- Kesintisiz açık bir destek hattımız olduğunu söylemiyoruz. Mesajınıza aynı gün dönüyoruz, ama gece boyu açık bir çağrı merkezimiz yok.
- “Hizmetlerimiz sigorta kapsamındadır” demiyoruz. Böyle bir güvence vermiyoruz; sorumluluğumuzun sınırı sözleşmede ve kanunda yazılı olanla belirli.
- “Müşterilere hukuki destek sağlanır” demiyoruz. Avukat değiliz. Vekilinizle aynı dosyada çalışıyoruz, onun yerine geçmiyoruz.
- “Sözlü anlaşmalar geçersizdir” demiyoruz. Bu cümle hukuken de yanlış; sözlü anlaşma kural olarak geçerli, yazılı biçim ispat ve tüketicinin korunması bakımından aranıyor. Biz yazılı sözleşme istiyoruz, ama bunun sebebi sözlü olanın hükümsüzlüğü değil.
- “Verileriniz üçüncü şahıslarla asla paylaşılmaz” demiyoruz. Kural bu; istisna, mahkeme ya da savcılığın usulünce bilgi istemesi. Bunu baştan bilmenizi tercih ediyoruz.
- “Yasalara tam uyum” gibi mutlak ifadeler kullanmıyoruz. Hangi kurala nasıl uyduğumuzu etik ve yasal sınırlar sayfasında madde numarasıyla yazıyoruz; genel bir taahhüt cümlesi hiçbir şey ifade etmiyor.
Sayılan vaatlerin tamamı yerine getirilebilir olmalı. Yerine getirilemeyecek bir cümle, tüketicinin korunması değil tüketicinin yanıltılmasıdır.
Şikâyetinizi Önce Bize İletin
Mercie gitmeden önce bir kez bize yazmanızı rica ediyoruz. Bunu kendimizi korumak için değil, dosyaların büyük bölümünün bu aşamada çözüldüğü için söylüyoruz; bir faturalama hatası ya da anlaşılmayan bir rapor satırı genelde tek yazışmayla kapanıyor. Süreç burada başlıyor; tüketicinin korunması mercide değil, ilk yazışmada işliyor.
- Nasıl: iletişim sayfasındaki e-posta ya da posta adresinden yazılı olarak. Telefonla da iletebilirsiniz ama yazılı olanı kayda geçtiği için sizin lehinize.
- Ne yazmalı: dosya numarası ya da sözleşme tarihi, şikâyetin konusu, varsa fatura ve yazışma ekleri.
- Ne zaman dönülüyor: aynı gün alındı bilgisi, en çok on gün içinde esasa ilişkin cevap.
- Çözülmezse: yukarıdaki mercilere gitmeniz için gerekli evrakı eksiksiz veriyoruz. Sözleşme, fatura ve yazışma kopyalarını istediğinizde engel çıkarmıyoruz.
Bize başvurmanız kanundan doğan sürelerinizi durdurmuyor. Cayma süresi ya da itiraz süresi işliyorsa, bizimle yazışmayı beklemeden o süreyi de koruyun; ikisini aynı anda yürütmenizde bir sakınca yok.
Tüketicinin Korunması: Sık Gelen Sorular
Dedektiflik hizmetinde tüketicinin korunması gerçekten uygulanıyor mu?
Uygulanıyor. Hizmeti ticari ya da mesleki olmayan bir amaçla aldıysanız tüketici sıfatınız var ve 6502 sayılı kanun kapsamındasınız. Mesleğin kendine özgü bir kanunu olmaması bunu değiştirmiyor; sözleşme bir hizmet sözleşmesi olarak değerlendiriliyor.
Ofiste imzaladığım sözleşmeden on dört gün içinde cayabilir miyim?
Kanundan doğan bir cayma hakkı bu durumda yok; on dört günlük süre uzaktan ya da işyeri dışında kurulan sözleşmelere ait. Buna karşılık sözleşmenin kendi fesih maddeleri geçerli ve başlamamış bir işte alınan bedel iade ediliyor.
Çalışma başladıktan sonra caydım, tamamını geri alabilir miyim?
Alamıyorsunuz. Açık onayınızla başlamış bir hizmette cayma hakkı kullanılamıyor; erken başlanmış bir işte cayma halinde, o noktaya dek görülen işin orantılı karşılığı sizden isteniyor. Onay yazılı alındığı için ne kabul ettiğiniz belgeli oluyor.
Sözleşmedeki bir maddeyi haksız şart buluyorum, ne olur?
Müzakere edilmeden konulmuş ve dengeyi aleyhinize bozan bir şart kesin olarak hükümsüz; sözleşmenin kalanı ayakta kalıyor. Şartın müzakere edildiğini ispat etmek bize düşüyor, size değil.
Tüketici hakem heyetine başvurmak paralı mı?
Değil. Başvuru ücretsiz ve avukat tutma zorunluluğu yok. e-Devlet üzerindeki Tüketici Bilgi Sistemi’nden, elden ya da posta yoluyla yapılabiliyor; sözlü başvuru kabul edilmiyor.
Hangi tutarın üstünde doğrudan mahkemeye gidiyorum?
İki bin yirmi altı yılı için sınır 186.000 TL. Sınırın altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvurmak zorunlu, üstünde doğrudan tüketici mahkemesine dava açılıyor. Sınır her yıl güncellendiği için başvuru öncesinde teyit etmenizi öneriyoruz.
Avrupa Birliği’nin çevrimiçi uyuşmazlık platformuna başvurabilir miyim?
Başvuramazsınız; platform 20 Temmuz 2025’te kapatıldı ve dayanağı olan tüzük yürürlükten kaldırıldı. Ülke bazındaki mahkeme dışı çözüm yolları ve mahkeme yolu açık.
Berlin’deki büroyla sözleşme kurdum, Türkiye’de dava açabilir miyim?
Sıfatınız tüketici ise oturduğunuz yerdeki mahkemeye gitme hakkınız bulunuyor; sözleşme bunu kısaltamıyor. Hangi hukukun uygulanacağı ise sözleşmeyi hangi büroyla kurduğunuza bağlı.
Kaynaklar
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — tüketici tanımı (üçüncü madde) ve haksız şartlar (beşinci madde)
- Ticaret Bakanlığı Tüketici Bilgi Sistemi — hakem heyeti başvurusu ve güncel parasal sınır duyuruları
- VSBG § 36 — tüketici tahkimine ilişkin bilgilendirme yükümlülüğü ve on çalışan muafiyeti
- BGB § 312g — Almanya’da uzaktan kurulan sözleşmelerde cayma hakkı
- 2024/3228 sayılı Avrupa Birliği tüzüğü — çevrimiçi uyuşmazlık çözüm platformuna ilişkin tüzüğün 20 Temmuz 2025’ten geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılması
- Şartlar ve koşullar — sözleşme metninin tamamı
- Gizlilik politikası — kişisel verilerin işlenmesi
